13 Ekim 2018 Cumartesi

Bu kadar yalnız kalacağımı hesaplamamıştım.

12 Ekim 2018 Cuma

Çok fazla şarkı dinliyorum, ama bazı şarkılar var ki onları bloguma taşıyorum. İlk 3.30 dakikasını dinleseniz yeterli, gerisi güzel değil.


11 Ekim 2018 Perşembe


Yanlış anlamayın hepsi ne yaptığının farkında. Senden benden daha ilkeli yaşıyorlar. Bu da benim hayalim...

Not: Benim de hayallerim var ve bu resim çok iyi denk geldi. O yüzden silmeyeceğim. Ancak şunu bilesiniz ki ben günümüz şartlarında tek eşliliği savunan, tek eşliliğe daha yakın biriyim.

7 Ekim 2018 Pazar

Orgazm hayatın size küçük bir armağanıdır.

3 Ekim 2018 Çarşamba

aşklarım

Hayatımda 2-3 tane kıza aşık oldum. Bana benim bildiğim 2 kişi aşık oldu. Bunların hepsi platonik aşklardı. Yemeden içmeden falan kesildim, bulutların üstünde dolaştım, aşık olduğum kızların karşısında cümle kuracak gücüm yoktu. Bana aşık olan kızlar da cümle kuramayacak durumdalardı. Onları reddetmiştim çünkü o gün öyle olması gerektiğine inandım, aslında temel sorun kendime güvensiz olmamdı. Genelde bu aşklar 3-4 sene sürdü.

Şimdi olayı deşelim. Kadın ve erkeğin cinsel istekleri (cinsel olarak tahrik olma mekanizmaları) aynı değil. O konuda ahkam kesmicem. Bana benzeyen cinsel istekleri olan bir kadına rastlamadım ama benimle aynı şekilde aşık olan kadınlar gördüm. Yakınen tanıdığım bir kişiden biliyorum, dolaylı olarak dinlediğim hikayelerden biliyorum ve de bana zamanında aşık olan kızlardan biliyorum. Kadın ve erkek aşkı aynı şekilde yaşıyor !

Bugünlerde aşk işini sorguluyorum. İçinde yaşadığımız dönem aşkı tarihe gömdü diye ben de gereken önemi vermeyi bıraktım - bırakma yanılgısına düştüm.

İnsan güçlü bir aşk yaşadığında o kişinin karşısında cümle kuramaz, yemeden içmeden kesilir.
Hem aşıksın hem de o kişiyle ilişkin mi var? Çok mu mutlusun, çok mu tutkulusun? Öyle bir dünya yok. Aşkın yeterince güçlü değil derim kestirip atarım.

Aşk gerçeklikten sizi kopartan ve sizi daha üst seviyeye çıkaran bir olaydır/mekanizmadır. Bunu 3-4 sene boyunca sizi ezerek yapar.

Aşk işine ne oldu, niye aşık olan insanlar yok? Niye insanlar yaşadığı sıradan ilişkilere aşk adını takmaya başladı?

Koskoca aşık olma isteği nereye gitti? Eğer sizi kendime aşık etmenin doğru olduğuna inanırsam var gücümle bunu yapmaya uğraşıcam. Eğer sizin bir başkasına aşık olmanız gerekiyorsa sizlerin bir an önce aşık olup bu deneyimi yaşamanız için size destek vericem.

Gidin gözünüze birini kestirin ve aşık olun. Ha diyince olmaz biliyorum ama kendinize azıcık izin verin. Gerçeklikle fazla ilgilendiniz, biraz hayallerinizle ilgilenin.


2 Ekim 2018 Salı

tanrı konusunda hassasım

Daha önce ateist olduğumu söyledim. "Tanrı yoktur" cümlesi haricinde hiç bir konuda diğer ateistlerle anlaşamadım. 10 sene boyunca çeşitli forumlara yazılar yazdım, kendimi tanıttım, en sert ve en soğuk geri dönüşleri anarşist forumlardan ve ateist forumlardan aldım.

Tanrıya yeterince inanan biri onun kaybı karşısında yıkım yaşayabilir, yas tutabilir. Ben bu yıkımı çok ağır bir şekilde yaşadım. Ama karşıma bin bir türlü ateist çıktı. Evrime ve bilime tapan ateist var, haz dolu bir yaşam anlayışını benimseyen ateist var, ahlaki değerler konusunda kendisinde hiç bir değişim yapmamış ateist var,

ve en önemlisi belki de çocukluğundan bu yana zaten tanrıya hiç inanmamış ateist var. Ben bu kafayı anlayamıyorum. Ben oruç tutmadım, namaz kılmadım arada alkol aldım ama kendimce hep bazı dönemler tanrıyla konuştum/konuştuğumu sandım.

Ben tanrının olmadığını hislerimle yakaladım. Evrimmiş ,bilimmiş, kuran dan ayetlermiş falan hiç uğraşmadım. Ben hayatımda genelde hislerimle hareket ederim ve tanrının olmayışını hissettim. Oysa ki diğer ateistlerde sürekli bir "kanıtlama" isteği hakim. Hayatlarını tanrının olmadığını ispatlamak ve müslümanlarla kavga etmek uğruna harcıyorlar.

Tanrı konusunda hassasım. Bana tanrıyı çok sert bir şekilde savunmadığınız müddetçe size karşı da hassasım.

Sanki tanıştığım ateistler hayatlarında "duygu hissetmemek" adına ateist olmuşlar. Sırf akıl olmuşlar, sırf zeka olmuşlar, kaskatı olmuşlar. Ateizm sanki onların hayatında duygusuzluklarına kılıf olmuş.

Karşıma bana benzeyen bir ateist çıkarsa hakkını teslim etmesini bilirim.

Yazıyı toparlayamadım en iyisi bitireyim. "Tanrı yoktur" gibi bir noktada hemfikir olmamıza rağmen diğer ateistlerle niye anlaşamadığım konusunda çalışmalarım hala sürüyor.



1 Ekim 2018 Pazartesi

Bana karizmatik ve utangaç birini getirin.

30 Eylül 2018 Pazar

Bir erkek için en doğru ve en zor şey kendi içindeki kadınla barışmaktır. Kendi içindeki kadınla barışmak yetmez, kendi içindeki doğru kadınla barışmak zorundasın. İçinde ilgi manyağı kadın var, kolay lokma kadın var, aşağılayabileceğin kadın var, seni aşağılamak isteyen kadın var. Bir de sağlıklı kadın var, o kadının ruh sağlığı yerinde.

29 Eylül 2018 Cumartesi

şizo

Senin benim bugünümle işin yok. Benim olayım kendi geçmişimle. Senin olayın benim geçmişimle. Senin olayın kendi geçmişinle.

Bundan sonra bugünüme ve hayatımın son 10 senesine dair detaylar fazla yok. Arada kaçamak yapabilirim.

Geçmişime işaret etmediğim hiç bir yazı yazmayacağım.

Ben misyonumu daha iyi belirliyorum. Bu kararı almama sebep olan olayın detayını bile yazmayacağım.

Ben sana hayatın anlamını yaşatmak istiyorum. Ben hayatın anlamını tekrar yaşamak istiyorum.


25 Eylül 2018 Salı

Durum Değerlendirmesi

Size acil olarak söylemem gereken bir şey var. Ben hayatın anlamı olan duyguyu uzun bir süredir yaşamıyorum. Bu benim için çok boktan bir durum. En başta söylemem gereken şeyi en son söylediğim için kendimi suçlu hissediyorum. Bu duygu bir daha ne zaman gelir tam kestiremiyorum, başımdan çok karışık işler geçti.

Ama bunun yanında hiç olmadığım kadar huzurlu bir dönemden geçiyorum. Kafam zehir gibi çalışıyor. İnsanlara bir şeyler ispat etme, çemkirme, sataşma isteklerim minimum düzeyde.

Ben çeşitli felsefe forumlarında yazıyorum. Oralarda blogun linkini verdim. Gün geçtikçe tıklanma sayım arttı. Ama hala daha istediğim yorumları alamıyorum. Siteye girenler ya beni hiç sevmiyorlar, ya da çok fazla sevip çekindiklerinden yorum yazmıyorlar.

Değerlendirilmesi gerek bir diğer durum da şu, sokağa çıktığımda eve koşarak geliyorum. Sokakta insanlar, cafeler, aynen ler falan hepsi batıyor. Facebook ve akıllı telefonun icadından sonraki süreçte giderek sokaktan koptum. Yavaş yavaş arttı.

Ya bunu söylemek istemiyorum, söylerken hata yaptığımı düşünüyorum ama söyliyecem. Ben alttan gerizekalı bir nesil geldiğini düşünüyorum. Bu iş nasıl böyle oldu ama benim evrim hakkındaki tüm teorilerimi çürüttü. Ben ağır başlı , farkındalık sahibi bir yeni nesil gelecek diye ummuştum. Bu işin altından büyük bir şey çıkacak ama bakalım nedir, üzerine çok fazla düşünüyorum.

İkili dialog kurmak isteyen çıkmaz da, hani olur ya çıkarsa diye söylüyorum. Sizinle özel bir şekilde sohbet edebilirim. Oldukça dürüstçe bir sohbet olacağının garantisini verebilirim. Konu sınırlaması yok, sevap yok günah yok. Size ayıracak zamanım var. Size önem verebilirim. Hem de bedava. Çünkü şu an hayatımda en çok istediğim işi yapıyorum. Dertlerinizi fikirlerinizi internet alemine açmak istemeyebilirsiniz, bir nick altına saklanıp rol yapmak istemeyebilirsiniz, anlarım.

Benim de kendimi tanımam, kendi geçmişimi ayıklamam için bu dialoglara ihtiyacım var.

22 Eylül 2018 Cumartesi

Mutluluk - Mutsuzluk

Varoluş sancısı çekmek mutlu insanların işidir. Sanatla mutlu insanlar ilgilenir.
Her insanın derdi kendine olduğu için, insan mutsuz olduğu zaman hakkaten kendini dünyadaki en mutsuz insan sanar. Olayı gerçekçi şekilde değerlendiremez.
Oysa ki mutsuz olmak, mutsuz olduğunun FARKINDA OLMAK aslında mutlu insanların işidir.
Gerçekten boktan durumda olan insan, boktan durumda olduğunun farkında olmayan insandır.

Tüm bu söylediklerimden yola çıkarak, ben hep kendimi mutluluğu bulan biri olarak tarif ettim.
İzlediğim yolda çoğunlukla hatta hep mutsuz da oldum. Hem de çok mutsuz oldum. Ama hepsi temelde mutlu birinin yapacağı işlerdi. Yani öyleymiş ben de sonradan net olarak anladım.

Bu yüzden ben dürüstlük/sahicilik kavramlarını birşeyler açıklamak için daha faydalı buluyorum.
Mutsuz ol ama sahici ol.


21 Eylül 2018 Cuma

Kendi içinde ezdiğin, küçük gördüğün, yok etmeye çalıştığın, utandığın HER ŞEYİ aslında tersine çevirip onları savunduğun, yaşattığın, hava attığın, gurur duyduğun şeyler haline getirmelisin.

Bu dünyaya tepetaklak bakmalısın.


15 Eylül 2018 Cumartesi

Kendim Hakkındaki Gerçekler

Evet açıklamadığım son gerçekleri açıklıyorum. Bunları sona saklamamın nedeni beni en çok yaralayacak konular olmasıydı,

Hayatın anlamına giden süreçte ben bir şeyi çok kafaya taktım. O da bakir olmamdı. Bir çok kızla yakınlaşmalarım olmuştu , ama seks aşaması benim için hep korkutucu oldu. Adını koyamadığım bir isteksizliğim vardı, öpüşmeden sekse geçiş benim için normal bir şey değildi. Seksin farklı bi manaya geldiğini hep sezdim, ama bugünkü kadar klas laflar edemedim. Derdimi içime attım.

Bu derdi o kadar fazla o kadar fazla içime attım ki. Tek derdim bu oldu. Kafamda sabahtan akşama kadar aylarca şu soru yankılandı; ben neden seks yapamadım? Allahtan bana yardımcı olmasını diledim, güzel bir dille dualar ettim, Allahım lütfen yardım et dedim, beni duymadı.

Bu süreç böyle geçtikten sonra yine bir seks deneyimi fırsatım oldu. Onda da ereksiyon problemi yaşadım.  Ara verip bir kaç kez daha denedim sonuç aynıydı. Bende bu olay bardağı taşıran son damla oldu. Akabinde bir süre sonra tanrıyı da reddettim ve hayatın anlamı olan mucizevi duygu gelmeye başladı.

23 yaşında eğer normal bir erkekseniz, hafiften yakışıklı ve karizmatikseniz (ya da kendinizi böyle buluyorsanız), sevgili bulma fırsatları da elinize geçmişse ve hala bakirseniz bunu kafaya takarsınız. Herkes takar her erkek takar. Ama bundan hayatın anlamını bir tek ben çıkartırım.

Şimdi eğer beni okuyan varsa beni bombardımana tutmaya başlayabilir. Cinsel açıdan sorunlusun. Sen kafayı yemişsin. Sen erkek değilsin. Cinsel sorunlarını bize hayatın anlamı diye yutturmaya çalışıyorsun. Azgınlıktan gözün dönmüş ne dediğini bilmiyorsun.

 Başka diyeceğiniz birşey kaldı mı? Peki benim acaba bu lafları kendime söylemediğimi mi sanıyorsunuz? Sizin yerinize ben kendime iğneyi batırmadım mı?

OH BE.